Salgın bir hastalığın tüm ülkeyi işgal etmesi gibi. Yüreğim kanıyor. Tıpkı Ahmet Kaya'nın "Olmasaydı Sonumuz Böyle" şarkısındaki gibi. Sebep?
Sebep, hatalarım... Günahlarım... Bekleyişlerim ve dönüşlerim. Düşünsenize son 7-8 ayınıza ortak olan biri var yanınızda. Çok güveniyorsunuz. Onun da size güvendiğini düşünüyorsunuz. Ama bir gün kalkıp, anlatıyor bilinmeyende kalan tutam tutam hikayeleri...
O an aklınızdan geçen şeyler neler olur? Neden anlatmadı bugüne kadar? Neden güvenmedi? Ben ona her şeyimi anlatırken, yuva kurmayı düşlerken... Neden? Neden? Neden? Hak etmedim. Bu kadar geç duymayı hak etmedim. Bir o....u çocuğunun beline sarıldığını, bir saçı uzun aklı kısa sayesinde böyle olduğunu bu kadar geç duymayı hak etmedim.
O saçı uzun aklı kısa salak karıdan ilk tanıştığımda nefret etmiştim zaten. Nefretimin sebebini bilmiyordum sadece. Ortaya daha bugün çıktı. "Bir denesen?"miş! Deneme yanılma işi mi lan bu? Sana ne? Sana ne milletin sevgilisinden? "Erkek olsun da çamurdan olsun" mantalitesindeki gerizekalı! Sana ne? Namaza başlamış... Başla namaza başla. Kıldığın her rekat kadar (az kılıyordur, yanına 10 sıfır at Ya Rabbi!) başına taş düşsün. Çok nefret ettiğim göbeğim kadar taş düşsün!
Allah bilir benim hakkımda neler dedi? Beni de denemesini salık verdi mi acaba? Ya da daha fenası, sordu mu? Sordu mu; "Bi denesen mi acaba?" diye...
Parça parça eriyor yüreğim. Parça parça yanıyor canım. Dudaklarımdan kelimeler dökülmüyor. Boğazım düğümleniyor. Eriyorum. Ayrılık yok elbet. Ama çok yaralandım. Canım yanıyor.
Sanki parça parça ölüyorum. Tıpkı Bosquet'in dediği gibi; "Yaralarım benden önce de vardı. Ben onları bedenimde taşımak için doğmuşum." gibi geliyor. Uzatmalı 2-3 it yüzünden. Dahası sevdiğim kadının gizlemeyi tercih edişinden. Kalbimde cam kırıkları var sanki. Nefes aldıkça yüreğim sıkışıyor.
Parça parça geliyor ölüm sanki... Buyursun gelsin, sefalar getirsin. Sevdiğim kadının güvenini kazanamamış olmak fikrinden daha hafif şu anda. Üzülüyorum. Kendime kızıyorum. Bunlara fırsat veren yine benim diye... Ama ona da kızıyorum. Ne işin var? Ne işin var?! Yazık değil mi kendine? Yazık değil mi bana? Yazık değil mi?
Son olarak, sebep olanın, "Allah belasını versin..."